Güvenilir bilgi. Yılların deneyimi. Kuzey Kıbrıs’ın en büyük ve en saygın hukuk firmalarından biri...

Kıbrıs’ta Trafik Kazaları ve Tazminat

Kıbrıs’ta Trafik Kazaları ve Tazminat

Trafik kazası, karayolu üzerinde seyir halinde olan bir veya birden fazla aracın dolaylı veya direkt olarak sebep olduğu ölüm, yaralanma ve maddi, manevi hasarla sonuçlanan olay olarak tanımlanır. K.K.T.C. mevzuatına göre meydana gelen trafik kazaları ile ilgili durum değerlendirilirken başvurulan yasal dayanaklar Fasıl 154 Ceza Yasası ve 21/1974 Sayılı Motorlu Araçlar Yol ve Trafik Yasası, tazminat ile ilgili durum saptanırken ise Fasıl 148 Haksız Filler Yasası’dır.

 

Trafik kazasına sebebiyet verme fiilden kaynaklanabileceği gibi ihmal sonucu da meydana gelebilir. Kazaya sebep olan tarafın ihmali ile ilgili aleyhine getirilebilecek olan davalar 21/1974 Sayılı Motorlu Araçlar Yol ve Trafik Yasası’nın 6. maddesi uyarınca sürat, 7. maddesi uyarınca ihtiyatsız sürüş, 8. maddesi uyarınca dikkatsiz sürüş, 9. maddesi uyarınca alkollü içki vs tesiri altında sürüş ve 10. maddesi uyarınca yorgunluk tesiri altında sürüş şeklinde sıralanmaktadır. Ayrıca ihmal ile ilgili olarak Ceza Yasası Fasıl 154 Madde 210’a aykırı ağır ihmal derecesine varmayan tedbirsizlik ile araç sürüp bir kişinin ölümüne sebep olma suçundan dava getirilebilir.

 

Ceza Yasası madde 210’a göre “her kim tedbirsizlik sonucu veya ağır ihmal teşkil etmeyen aceleci veya dikkatsiz bir eylem sonucu istemeden veya kasıt olmadan başka birinin ölümüne neden olursa, bir suç işlemiş olur ve mahkumiyeti halinde 5,000,000 TL (beş milyon Türk Lirası) kadar para cezasına veya 7 yıla kadar hapis cezasına veya her iki cezaya birden çarptırılabilir.” Yukarıda belirtilen suç herhangi bir araç sürücüsü tarafından işlendiği durumunda mahkeme ayrıca belirtilen cezalara ek olarak araç sürücünü belli bir süreyle veya süresiz olarak sürüş ehliyeti sahibi olmaktan men edebilir.

 

Hakkında böyle bir suçla ilgili olarak soruşturma veya kovuşturma başlatılan kişi, en geç 5 gün içerisinde mahkeme huzuruna çıkartılır ve bu kişinin ehliyetine mahkeme tarafından el konulabilir. Aynı zamanda ölümle sonuçlanan bir trafik kazası neticesinde sanık olarak nitelendirilen sürücü aleyhine olayın olgularına bakılarak Ceza Yasası Madde 205’e dayandırılarak dava ikame edilebilir. Bu madde uyarınca bir yasaya aykırı bir ihmal öldürme kastı olmamasına rağmen bir vazifeyi ifa etmekte gösterilen cezai suç teşkil edecek bir ihmaldir. Adam öldürme ağır suçunu işleyen herhangi bir kişi ömür boyu hapis cezasına çarptırabilir.

 

Yargıtay, ölümlü trafik kazaları ile ilgili suçlarda bir sanığa verilecek cezanın türünü ve hapislik cezası takdir edilmesi durumunda hapislik cezasının süresini tayin ederken göz önünde bulundurulması gereken faktörleri belirtmiştir. Konu suçların ciddiyet ve vahametini, konu kazanın oluş şekli ve sonuçlarının bu bağlamda konu kazada hayatını kaybeden kişilerin birden fazla olup olmadığını, sürücünün alkollü olup olmadığını, sanığın kazanın meydana gelmesindeki dikkatsizlik oranının ve buna bağlı olarak sürücünün aşırı süratli olup olmadığını, görüş mesafesinin kısıtlı olduğu bir yerde önündeki aracı geçmeye çalışıp çalışmadığını, karşıdan gelen aracın önünü tıkayıp tıkamadığını, diğer bir ifade ile trafik kurallarının ciddi ihlali neticesinde konu kazaya sebebiyet verip vermediğinin veya kazanın bir anlık dikkatsizlik sebebi ile vuku bulup bulmadığının, kazaya mathalder olan kişinin veya müteveffanın katkısal kusurunun özellikle araç kullanmak açısından sanığın sabıka kaydı ve trafik sicili dahil sanığın kişisel, özel ve ailevi durumunu dikkate alınacağını vurgulamıştır.

 

Yukarıda belirtilen yasal faktörlerin var olduğu trafik kazası neticesinde kazadan etkilenen kusursuz veya daha az kusurlu tarafın maddi ve manevi uğradığı zararı, kazaya sebebiyet veren kişi tarafından tazmin edilmesi gerekmektedir. Bu zarar ziyan talebi özel ve genel zarar ziyan olarak 2’ye ayrılmaktadır. Şöyle ki; özel zarar ziyan duruşma tarihine kadar cepten fiilen çıkan zararı, genel zarar ziyan ise cepten duruşma tarihine kadar çıkmamış ancak ileride çıkabilecek zarar, ziyan iş ve kazanç kayıpları ve çekilen acı ve ızdıraplar beden ve ruh sağlığında meydana gelmiş olan geçici ve kalıcı her tür aksaklıklar için saptanan parasal karşılığı ifade etmektedir.

 

Trafik kazası sonucu meydana gelen bir haksız fiil neticesinde dava edilebilecek kişi veya kişilerin ölüme neden olan haksız fiilin meydana gelmesinde katkısal kusurlarının olması gerekmektedir. Haksız fiil neticesinde ölen kişinin evli olması neticesinde geride kalan eşi ve çocuklarının geçimini sağladığı durumlarda kanun koyucu bunu göz önünde bulundurarak ölenin eşine, çocuklarına ve geçimlerini sağlamakta ise anne ve babasına dava açma ve tazminat talep etme hakkı tanımıştır. Ölen kişinin terekesinin de erken ölümden ve terekesinin uğradığı zarar ziyandan dolayı dava açma hakkı mevcuttur. Devamla, yasa çocuk kelimesi ile üvey çocuğu, gayri meşru çocuğu, evlat edinilen çocuğu ve torunu kapsadığı gibi, anne ve baba kelimesiyle de üvey anne ve babayı, büyük anne ve babayı da kapsamaktadır.

 

Trafik kazası neticesinde olayın gerçekleştiği yerde bulunan Ağır Ceza Mahkemesi, sanığın aleyhindeki ithamları kabul etmesi üzerine, iddia makamı olguları mahkemeye sunar sanık ise avukatı aracılığı ile kaza ile ilgili olarak göz önünde bulundurulması gereken hafifletici sebepleri beyan eder. Mahkeme tüm bu olguları ve iddiaları dikkate alarak sanığın belli bir süre hapsine veya para cezasına veya her iki cezaya birden çaptırılmasına hükmedebilir. Ayrıca mahkeme tüm bu cezalara ek olarak yukarıda belirtildiği gibi süreli veya süresiz olarak sanığın ehliyetinin alınmasına emir verebilir. Sanığın verilen hapislik süresinin fahiş olduğu iddiası ile ilgili olarak istinaf yolu açık olmakla birlikte, iddia makamının da cezanın yetersiz olması iddiası ile istinaf dosyalama hakkı mevcuttur.

Av. Münüse Köseoğlu
  • Av. Münüse Köseoğlu
  • Ocak 2019