Güvenilir bilgi. Yılların deneyimi. Kuzey Kıbrıs’ın en büyük ve en saygın hukuk firmalarından biri...

Tasfiyenin Başlama Süreci

Tasfiyenin Başlama Süreci

Bir şirketin alacaklıları, iştirakçileri ve üyeleri her biri ayrı ayrı veya birlikte şirketin tasfiyesi için mahkemeye istida yapabilir. Ancak bu istida yapmak için yasa koyucu başvuranlara bazı sınırlandırmalar getirmiştir. Buna göre iştirakçiler, sadece özel şirketinin üye sayısının 2’nin altına, diğer şirketlerin ise 7’nin altına düşmesi, şirkette belli şartlara tabi olarak pay sahibi sayıldığı durumlarda sunabilir. Bunun dışında tasfiye istidası kuruluş toplantısının yapılmaması veya genel kurul raporunun mukayyide teslim edilmediği durumlarda ise sadece pay sahibi tarafından toplantının yapılması gereken tarihin son gününden itibaren 14 gün geçtikten sonra sunulabilir.

 

Bununla beraber şirketin, bir olayın vukuu halinde koşula bağlı alacaklısı olan ve ilerde alacaklısı olması muhtemel bir kişi de tasfiye istidası dosyalayabilir ancak mahkemeye dava masrafların giderileceğine dair teminat vermesi ve mahkemenin, bu istidayı dinlemesi için tasfiyenin haklı, geçerli veya makul bir gerekçeye dayandığına kanaat getirmesi gerekir.

 

Gönüllü ve mahkemenin gözetimine bağlı tasfiyelerde, tasfiye istidası mahkemeye bağlı resmi kabz memuru veya diğer yetkili kişiler tarafından sunulabilir ancak mahkemenin, tasfiye emri verilmesi için şirketin iştirakçilerinin ve alacaklılarının menfaatlerinin olumsuz olarak etkilenmeyeceği veya aleyhlerine adaletsizlik olmayacağı yönünde tatmin olması gerekir.

 

Gönüllü tasfiyeler, tasfiye emrinin verildiği karar tarihinden, diğer tasfiyelerin ise dilekçe tarihinden başlamasını hükme bağlamıştır. Yargıtay, mahkemenin takdir hakkının, tasfiyenin başlama tarihini tespit etme konusunda değil sadece tasfiye başladıktan sonra yapılmış bazı elden çıkarmaları geçerli kabul etme konusunda olduğu sonucuna varmıştır. 

 

Tasfiye Sürecinin Durdurulması

Tasfiye istidasının dosyalanmasının bir başka önemi ise, tasfiye istidası dosyalandıktan sonra ve tasfiye emri verilmeden önce, şirketin aleyhine askıda bulunan davaların durdurulması için davanın askıda bulunduğu mahkemeye ve tasfiye işlemlerini yapan mahkemeye müracaat yapılabilinmesidir. Keza tasfiye emri verildikten sonra, mahkemenin izni olmadan ve mahkemenin sınırlandırmalarına tabi olmadan tasfiye edilen şirket aleyhine bir dava açılamaz.

 

Tasfiye Süreci ve Sona Ermesi

Tasfiye memuru veya duruma göre atanan geçici tasfiye memuru, atandıktan sonra şirketin tüm malvarlığını ve dava yoluyla hak sahibi olduğu gözüken tüm malvarlığını muhafazası ve kontrolü altına alır. Ayrıca tasfiye memuru yapacağı bir istida ile şirketin malının adına intikalini isteyebilir. Bununla beraber tasfiye memuru, tasfiyenin daha etkin bir şekilde yürütülebilmesi için, belli teminatlar göstererek şirketin alacakları için dava açma, aleyhine açılan davalar için ise müdafaa etme yetkisine sahiptir.

 

Tasfiye memurunun yetkileri her tasfiye türü için farklılık göstermekle beraber, genel olarak tasfiye memuru atandıktan ve tasfiye emri verildikten sonra, şirketin mallarını kontrol altına alır, şirketin alacaklarını gerek dava gerekse uzlaşı yoluyla tahsil etmeyi sağlar, şirketin borçlarının ödemesi için anlaşmalar yapar ve şirketin borçlarını alacaklıların önceliğine göre ödenmesini sağlar. Şirketin tasfiyesi tamamlandıktan sonra son toplantı yapılır ve şirketin tasfiye edildiğini gösteren rapor mukayyitliğe sunulur ve şirket resmi olarak dağılır.

 

 Fasıl 113 Şirketler Yasası, madde 213(1)(c)

 Fasıl 113 Şirketler Yasası, madde 213(2)

 Yargıtay Hukuk 54/87, D.10/88

 Fasıl 113 Şirketler Yasası, madde 215

 Fasıl 113 Şirketler Yasası, madde 220

 Fasıl 113 Şirketler Yasası, Madde 232

Av. Berke Ada
  • Av. Berke Ada
  • Ocak 2019